— Ali Lidar
— Franz Kafka
(Kaynak: ecemaydn)
http://www.youtube.com/watch?feature=player_embedded&v=FUVATDYddOg#!
her bir sperm kutsaldır
her bir sperm harika
ola ki sperm harcanır
tanrı kızar buna
…
tanrı günah yazar
kaybolup giden her sperme
—
Monty Python - Her Sperm Kutsaldır
Monty Python’un ”hayatın anlamı” filminden taşlama
DOĞUM MUCİZESİ
-işte gideceğimiz,gitmemiz gereken müstesna yol-
…
Özgürlüğüm onları öfkelendiriyordu. Hala istediğim, hala korktuğum ya da hala özlediğim bir şey kalmış olması hoşlarına giderdi.
O zaman bir kez daha köleleştirebilirlerdi…
— Neval El Saddavi /Sıfır Noktasındaki Kadın
(Kaynak: bluesperisan)
Sahiden de hiçbir şey söylemeden susarsam ne demek istediğim anlaşılabilir mi ki?
— Ali Lidar
(Kaynak: matmazelinmelodisi)
VAJİNAM BENİM KÖYÜMDÜ
Vajinam yeşildi, su gibi yumuşak, pembe vadiler, inek seslen, güneşin sıcaklığı,
tatlı sevgilimin dokunuşları, hafif, sarışın başakların süslediği…
Bacaklarımın arasında bir şey var. Ne olduğunu bilmiyorum. Nerde olduğunu
bilmiyorum. Ona dokunmuyorum.
Artık dokunmuyorum. O zamandan beri.
Vajinam pek konuşkandı, sabırsızdı, söyleyecekleri hiç bitmezdi, kelimelerin sonu
gelmezdi, hiç durmazdı, hep tekrarlardı, evet, çok güzel, evet.
Artık konuşmuyor. Gözümün önüne bir hayvan leşi geliyor şimdi. Kalın kara balık ağı
ile oraya dikilmiş, kokusu her yana yayılıyor. Yarılmış boğazından akan kanlar hiç
dinmiyor, yazlık elbiselerimin hepsini lekeliyor.
Vajinam şarkı söylerdi. Genç kızların şarkılarını, keçi çanlarının şarkılarını,
çılgın sonbahar ekinlerinin şarkılarını, vajina şarkılarını, vajinamın sıcacık
yuvasının şarkılarını.
Askerlerin içine kalım bir namlu ucu soktuklarından beri susuyor. Buz gibi çelik
bir sopa kalbimle yer değiştirdi. Ateşleyecekler miydi yoksa onu durmadan dönen
beynime mi saptayacaklardı. İçlerinden altı tane siyah maskeli dev doktor içime
şişe sapladı: sonra kalın tahta çubuklar birde süpürge sapı.
Vajinam coşkun akan bir nehrin suyu, güneşte kızmış taşları ıslatan pınarların duru
suyu, ateş gibi sıcak taşlar her yerde, ateş gibi.
Artık değil, derisinin yırtılırken attığı o ince çığlıkları duyduğumdan beri değil.
Bir parçası elime düştüğü andan beri değil. Artık dudağının yansı yok. Yok, artık
yok.
Vajinam. Canlı, bereketli pınarların beslediği köyüm. Vajinam benim memleketim.
Her gün başka biri, dışkı gibi, bozuk et gibi kokarak içime kirli spermlerini
döktükçe, zehirli atıklarla ölen bir akarsuya dönüştü. Balıklar ve yumurtaları
öldü, ve goncalar da. Hepsi öldü.
Vajinam, bereketli pınarların beslediği köyüm.
Onu işgal ettiler. Yıktılar ve yaktılar.
Ona dokunmuyorum artık.
Gidip görmüyorum.
Başka yerde yaşıyorum.
Nerede olduğunu bilmediğim başka bir yerde.
— Özdemir Asaf
tek bir cümle eski bir sızıya götürmek için yeterli oldu.sızı da ki yüzümü gördüm tekrar…güzel bir sızıymış,çok derin bir sızı..öyle bir şey tekrar yaşar mıyım bilmiyorum.
ve bu işte bilinmezlik bambaşka bir sızı bırakıyor dudak kenarlarımda.
çiğdem a.
çocukluğumuzdan.
…Belki yine, seni çok sevdim.
— Met-Üst
(Kaynak: anilaracitir)



