gidecek yer bulabilsem bir an düşünmem giderim

Ali Lidar

Bugün kendimi aşağı saymayı bile göze alamıyorum. Günün boşluğuna haykırsam, iğrenç bir yankı gelir ancak.

Franz Kafka 

(Kaynak: ecemaydn)

http://www.youtube.com/watch?feature=player_embedded&v=FUVATDYddOg#!


her bir sperm kutsaldır
her bir sperm harika
ola ki sperm harcanır
tanrı kızar buna

tanrı günah yazar
kaybolup giden her sperme

Monty Python - Her Sperm Kutsaldır


Monty Python’un ”hayatın anlamı” filminden taşlama

DOĞUM MUCİZESİ

-işte gideceğimiz,gitmemiz gereken müstesna yol-


Sırp erkeklerin tecavüzüne uğrayan Bosnalı kadınların terk ettiği çocuklar şimdi Avrupa’daki çocuk pornosunda en acımasız şekilde kullanılıyor


Soykırımdan sonra çocuk pornosu / Dünya / Radikal İnternet
www.radikal.com.tr

Sırp erkeklerin tecavüzüne uğrayan Bosnalı kadınların terk ettiği çocuklar şimdi Avrupa’daki çocuk pornosunda en acımasız şekilde kullanılıyor


www.radikal.com.tr

Hiçbir şey istemiyor, hiçbir şey ummuyordum. Hiçbir şeyden korkmuyordum. Bu yüzden özgürdüm.

Özgürlüğüm onları öfkelendiriyordu. Hala istediğim, hala korktuğum ya da hala özlediğim bir şey kalmış olması hoşlarına giderdi.
O zaman bir kez daha köleleştirebilirlerdi…

— Neval El Saddavi /Sıfır Noktasındaki Kadın

(Kaynak: bluesperisan)

Burası dünya yahu, burası bu kadar işte.

— Ah Muhsin Ünlü

Kimseyle konuşmuyorum. Böyle daha iyi oluyor sanki. Bir anlamı olduğundan değil. Konuşamadığımdan da değil. Canım istemiyor sadece. Aslında canım isterse bir saksı bitkisiyle hava durumu hakkında bile konuşabilirim. Ama hiç canım istemiyor işte.
Sahiden de hiçbir şey söylemeden susarsam ne demek istediğim anlaşılabilir mi ki?

— Ali Lidar

(Kaynak: matmazelinmelodisi)

VAJİNAM BENİM KÖYÜMDÜ


Vajinam yeşildi, su gibi yumuşak, pembe vadiler, inek seslen, güneşin sıcaklığı,
tatlı sevgilimin dokunuşları, hafif, sarışın başakların süslediği…
Bacaklarımın arasında bir şey var. Ne olduğunu bilmiyorum. Nerde olduğunu
bilmiyorum. Ona dokunmuyorum.
Artık dokunmuyorum. O zamandan beri.


Vajinam pek konuşkandı, sabırsızdı, söyleyecekleri hiç bitmezdi, kelimelerin sonu
gelmezdi, hiç durmazdı, hep tekrarlardı, evet, çok güzel, evet.
Artık konuşmuyor. Gözümün önüne bir hayvan leşi geliyor şimdi. Kalın kara balık ağı
ile oraya dikilmiş, kokusu her yana yayılıyor. Yarılmış boğazından akan kanlar hiç
dinmiyor, yazlık elbiselerimin hepsini lekeliyor.
Vajinam şarkı söylerdi. Genç kızların şarkılarını, keçi çanlarının şarkılarını,
çılgın sonbahar ekinlerinin şarkılarını, vajina şarkılarını, vajinamın sıcacık
yuvasının şarkılarını.


Askerlerin içine kalım bir namlu ucu soktuklarından beri susuyor. Buz gibi çelik
bir sopa kalbimle yer değiştirdi. Ateşleyecekler miydi yoksa onu durmadan dönen
beynime mi saptayacaklardı. İçlerinden altı tane siyah maskeli dev doktor içime
şişe sapladı: sonra kalın tahta çubuklar birde süpürge sapı.
Vajinam coşkun akan bir nehrin suyu, güneşte kızmış taşları ıslatan pınarların duru
suyu, ateş gibi sıcak taşlar her yerde, ateş gibi.
Artık değil, derisinin yırtılırken attığı o ince çığlıkları duyduğumdan beri değil.
Bir parçası elime düştüğü andan beri değil. Artık dudağının yansı yok. Yok, artık
yok.
Vajinam. Canlı, bereketli pınarların beslediği köyüm. Vajinam benim memleketim.
Her gün başka biri, dışkı gibi, bozuk et gibi kokarak içime kirli spermlerini
döktükçe, zehirli atıklarla ölen bir akarsuya dönüştü. Balıklar ve yumurtaları
öldü, ve goncalar da. Hepsi öldü.


Vajinam, bereketli pınarların beslediği köyüm.
Onu işgal ettiler. Yıktılar ve yaktılar.
Ona dokunmuyorum artık.
Gidip görmüyorum.
Başka yerde yaşıyorum.
Nerede olduğunu bilmediğim başka bir yerde.

Eva Ensler - Vajina monologları

”boşnak kadın için”

(Kaynak: siminya)

KÜRTAJ YASAĞINA KARŞI KADIKÖYDEYDİK !!!! 
“Ne devlete, ne erkeğe, bedenimiz bize aittir. Kürtaj sosyal bir haktır, tartıştırmayacağız. Kürtaj karşıtı yasayı çıkarttırmayacağız” 
Devletin görevinin kürtajı yasaklayarak istenmeyen gebelikleri sağlıksız koşullarda sonlandırmaya mecbur bırakmak olmadığı, doğum kontrol yöntemlerine ulaşımı kolaylaştırmak olduğuna dikkat çekilen açıklamada, kadınların kürtaj hakkının bahane edilerek bedenlerinin, emeklerinin ve geleceklerinin denetim altına alınmaya çalışıldığı bildirildi ve özetle şu ifadelere yer verildi:KESK’li Kadınlar, TMMOB İstanbul Kadın Komisyonu, Kadın Mühendisler Grubu, Üniversiteli Kadın Kollektifi, İmece Kadın Sendikası, Feminist Kadınlar, Gökkuşağı Kadın Derneği, İnsan Hakları Derneği, Emekçi Hareket Partisi (EHP), Özgürlük ve Dayanışma Partisi (ÖDP), Türkiye Komünist Partisi (TKP) ile Emek Partili Kadınlar, Sosyalist Kadın Meclisi, Halkevci Kadınlar, Halkların Demokratik Kongresi’nin de aralarında bulunduğu çok sayıda siyasi parti, meslek odası, sivil toplum üyesi kadınlar dün Kadıköy Altıyol’da bir araya geldi.
“Kürtaj hakkımızı tartıştırmıyoruz. Bedenimiz bizimdir”,  
“Kürtaj haktır, Uludere katliamdır”, 
“Kürtajı yasaklamak, kadın cinayetlerine davetiyedir”,
 “Melih Gökçek’i yumurtaladık. Sıra kimde?” ,
“Yaşasın kadın dayanışması”, 
“Susma haykır, kürtaj haktır”,
 “AKP elini bedenimden çek” .
 “Her koşulda doğurun demek, kadınları yurttaşlık hakkından ve en temel insan haklarından yoksun bırakıp üreme kapasitelerine indirgemek; kadınları eşit birer insan, yurttaş olarak görmekten vazgeçip resmen kuluçka makinesi ilan etmek demektir” 
“Biz kadınlar kürtaj hakkımız bahane edilerek, bedenimizin, emeğimizin ve geleceğimizin denetim altına alınmaya çalışıldığının farkındayız. Ne kürtaj hakkımızın ne de bedenimizin, emeğimizin ve cinselliğimizin üzerindeki haklarımızın sınırlandırılmasına izin vereceğiz. Başbakan, fetüs hücresiyle uğraşacağına, devlet eliyle canı alınan Uludereli çocukların hesabını versin. ‘Her kürtaj bir Uludere’dir’ açıklaması, katliamın hesabını vermek yerine, üstünü örtme, sorumluluktan kaçma yaklaşımıdır. Kadın bedeni, cinselliği ve doğurganlığı Başbakan’ın da devletin de tasarrufunda değildir. Başbakan işine bakmalı ve haddini bilmelidir.”
 “Bizlerin kimliğini yok sayarak N.Ç davasında kendi hemcinslerini haklı çıkararak, ufacık çocuklarımızın hayatlarını karartarak, işkencelerde kadınlarımıza tecavüzleri devam ederken, kadınlarımızı, siyasi tutsakları çırılçıplak soyarak gardiyanlara teşhir ederken, Uludere katliamının izlerini silmeye çalışırken, şunu biliriz ki kürtaj yasası kapitalizme hizmet etmektir. Ben kadınım, benim bedenimden ben sorumluyum” 

KÜRTAJ YASAĞINA KARŞI KADIKÖYDEYDİK !!!! 

“Ne devlete, ne erkeğe, bedenimiz bize aittir. Kürtaj sosyal bir haktır, tartıştırmayacağız. Kürtaj karşıtı yasayı çıkarttırmayacağız” 

Devletin görevinin kürtajı yasaklayarak istenmeyen gebelikleri sağlıksız koşullarda sonlandırmaya mecbur bırakmak olmadığı, doğum kontrol yöntemlerine ulaşımı kolaylaştırmak olduğuna dikkat çekilen açıklamada, kadınların kürtaj hakkının bahane edilerek bedenlerinin, emeklerinin ve geleceklerinin denetim altına alınmaya çalışıldığı bildirildi ve özetle şu ifadelere yer verildi:KESK’li Kadınlar, TMMOB İstanbul Kadın Komisyonu, Kadın Mühendisler Grubu, Üniversiteli Kadın Kollektifi, İmece Kadın Sendikası, Feminist Kadınlar, Gökkuşağı Kadın Derneği, İnsan Hakları Derneği, Emekçi Hareket Partisi (EHP), Özgürlük ve Dayanışma Partisi (ÖDP), Türkiye Komünist Partisi (TKP) ile Emek Partili Kadınlar, Sosyalist Kadın Meclisi, Halkevci Kadınlar, Halkların Demokratik Kongresi’nin de aralarında bulunduğu çok sayıda siyasi parti, meslek odası, sivil toplum üyesi kadınlar dün Kadıköy Altıyol’da bir araya geldi.

“Kürtaj hakkımızı tartıştırmıyoruz. Bedenimiz bizimdir”, 

“Kürtaj haktır, Uludere katliamdır”,

“Kürtajı yasaklamak, kadın cinayetlerine davetiyedir”,

“Melih Gökçek’i yumurtaladık. Sıra kimde?” ,

“Yaşasın kadın dayanışması”,

“Susma haykır, kürtaj haktır”,

“AKP elini bedenimden çek” .

 “Her koşulda doğurun demek, kadınları yurttaşlık hakkından ve en temel insan haklarından yoksun bırakıp üreme kapasitelerine indirgemek; kadınları eşit birer insan, yurttaş olarak görmekten vazgeçip resmen kuluçka makinesi ilan etmek demektir” 

“Biz kadınlar kürtaj hakkımız bahane edilerek, bedenimizin, emeğimizin ve geleceğimizin denetim altına alınmaya çalışıldığının farkındayız. Ne kürtaj hakkımızın ne de bedenimizin, emeğimizin ve cinselliğimizin üzerindeki haklarımızın sınırlandırılmasına izin vereceğiz. Başbakan, fetüs hücresiyle uğraşacağına, devlet eliyle canı alınan Uludereli çocukların hesabını versin. ‘Her kürtaj bir Uludere’dir’ açıklaması, katliamın hesabını vermek yerine, üstünü örtme, sorumluluktan kaçma yaklaşımıdır. Kadın bedeni, cinselliği ve doğurganlığı Başbakan’ın da devletin de tasarrufunda değildir. Başbakan işine bakmalı ve haddini bilmelidir.”

 “Bizlerin kimliğini yok sayarak N.Ç davasında kendi hemcinslerini haklı çıkararak, ufacık çocuklarımızın hayatlarını karartarak, işkencelerde kadınlarımıza tecavüzleri devam ederken, kadınlarımızı, siyasi tutsakları çırılçıplak soyarak gardiyanlara teşhir ederken, Uludere katliamının izlerini silmeye çalışırken, şunu biliriz ki kürtaj yasası kapitalizme hizmet etmektir. Ben kadınım, benim bedenimden ben sorumluyum” 

Kime sorsam “ben senin mutluluğunu istiyorum” dedi, Ne kastınız vardı mutluluğuma anlamadım gitti.

— Özdemir Asaf

nini ve topik

nini ve topik

tek bir cümle eski bir sızıya götürmek için yeterli oldu.sızı da ki yüzümü gördüm tekrar…güzel bir sızıymış,çok derin bir sızı..öyle bir şey tekrar yaşar mıyım bilmiyorum.

ve bu işte bilinmezlik bambaşka bir sızı bırakıyor dudak kenarlarımda.

çiğdem a.

Diri taklidi yapmak istemiyorum artık.

— Murat Menteş / Garanti Karantina

Belki yine, rastlaşırız kimbilir.Belki yine, konuşuruz
çocukluğumuzdan.
…Belki yine, seni çok sevdim.

— Met-Üst 

(Kaynak: anilaracitir)

1 2 3 4 5 »